Araştırma, Genel, Makaleler, Pazarlama

Yiyecek Pazarında İnovasyon Tarihten de Geliyor

General Mills (http://www.generalmills.com.tr/Gmi/Default.aspx?country=41) firmasını duymamış olsanız da Häagen-Dazs markalı dondurmasını duymuş olmalısınız. Her önünden geçtiğimde asla yemeden duramadığım bu dondurmanın yaratıcısı General Mills, henüz Türkiye’de ürün çeşidi kısıtlı da olsa global yiyecek pazarının en inovatif firmalarından.

Bu senenin başında pazara yeni 50 ürün sunmaya hazırlanan General Mills, 2014’ün başında da ürünlerinde GDO kullanmayacağını açıklamıştı. Yine GDO’suz ürünler tüketicilerden daha çok rağbet gördükçe, Amerika’nın en büyük perakende firmalarından Target ve fast food zinciri Chipotle de GDO’suz ürünlerini müşterilerine sunarak gıda sektörünün en hızlı büyüyen niş pazarında yerini almaya başladı.

Yiyecekte sağlıklı ürünlere hızla kayışın başlaması, doğaya dönüş, sağlıklı tarım, fitness, sağlıklı yaşam trendlerinin tüketiciyi etki altına alması ile birlikte yiyeceklerin de bu niş pazardan pay almaya çalışması 2010’lu yılların başından itibaren hızlandı. Bu alandaki gelişmeler çok bilindik markaların yanısıra Chobani gibi yeni firmalarla da hızlandı. Chobani’ye (http://www.chobani.com/) ayrı bir makale gerekeceği için şimdilik kısaca bahsediyorum. Ancak bu marka da pazarlama anlamında eski bir fikrin nasıl yenilikçi bir pazara dönüşebileceğinin en iyi örneklerinden…

Yeri gelmişken Jamie Oliver’ın İngiltere’de başlattığı Food Revolution http://www.foodrevolutionday.com/ kampanyasının Amerika’ya sıçramasından da bahsetmeden geçemeyeceğim. Çocukları zararlı yiyeceklerden ilk önce evlerde, sonra da okullarda uzak tutma hareketinin öncüsü de diyebileceğimiz Jamie’nin bütün pazarlama gurularını kıskandıracak da bir iletişim ekibi var. Çok yaşa Jamie!

2000’li yıllarda sağlıksız ve hızlı hazırlanan yiyecekler yüzünden sağlığını kaybedenlerin sayısı dünya çapında arttıkça tüketici de daha çok soru sormaya, yiyeceğinin kaynağını aramaya başladı. Çiftçisini, köylüsünü tanımak üzere sosyal hareketler, programlar bütün ülkeleri sarmaya başladı. Uganda’dan Finlandiya’ya, Hindistan’dan Kenya’ya, Avrupa Birliği’ne varıncaya dek pek çok yenilikçi program daha anaokulu çağındaki çocukların yemekle olan ilişkisini tekrar ele almak üzere ve tamamen sağlıklı yiyeceklerle hayatlarına devam etmeleri için çalışıyor. Detaylar burada: http://www.theguardian.com/sustainable-business/blog/10-innovative-projects-farming-food-producers

Sağlıklı yiyecek geliştirmelerine ait süreç devam ediyor ve büyük firmalar da tüketicinin beklentilerine cevap verebilmek için neredeyse yarış içindeler… Türkiye’de ise tarım arazilerimizi nasıl koruyabileceğiz diye tartışmaları okurken, elimizden kayıp giden gerçek anlamda organik tarım ürünleri ve tohumlarımızı nasıl geri getirebiliriz diye düşünmeden edemiyorum.

Önceki Yazı Sonraki Yazı

Bunları da beğenebilirsiniz