roportaj
Röportajlar

Hürriyet Akademi Röportajı 12.03.2009

  • Pazarlamada başarıya ulaşmak için nasıl bir yol haritası çizmelerini önerirsiniz?

Pazarlama ya da herhangi bir konuda uzmanlık için kritik başlangıç, bir hedef belirlemek ve bu hedefi bir yere not almak… Hedefi not etmemizin en önemli yanı, onu gerçekleştirebilmek üzere odaklanmanın en kolay yöntemi olması… Bizi hayatımız boyunca bu hedeften uzaklaştıracak durumlarla karşılaştığımızda onu tekrar hatırlamak ve odaklanarak ilerlemenin bizi başarıya götürecek en anlamlı yöntem olduğunu düşünüyorum.

Okumaya Devam Et

Genel, İnternet, İş Geliştirme, Pazarlama, Tasarım

The Most Agile Event! Agile Days Istanbul 2018’e Doğru

 

 

İstanbul’da bir ilk daha gerçekleşiyor. Adını bundan ancak 3 sene önce duyduğum Agile Yönetim konusunu masaya yatırıp “ayağa kalkacağımız” bir konferansa doğru heyecanlıyız.

Geçmişi neredeyse 2001’e uzanan Agile Proje Yönetim Sistemi şimdilerde dev şirketlerin yönetim modeli olmaya doğru ilerledi, anlamına uygun biçimde evrilmeye de devam ediyor.

0_X3YESIPCZ3P_3o9s_

Agile büyük bir projeyi daha küçük görevlere bölerek (ki bunlara “hikayeler” deniyor) öncelik sırasına koymak olarak da özetleyebiliriz. Bu önceliklendirme işi agile’ın özünü oluşuturuyor.

Tam burada Training 4 Agile’a kulak verelim http://www.training4agile.com/. Kurucusu Süha Selçuk anlatıyor. Türkçeye Çeviklik olarak çevrilen Agile kavramını arada İngilizce olarak kullanıyoruz.

Agile, belirsiz bir ortamda dahi başarılı olabilmek için değişime karşılık verebilme ve geliştirme yapabilme esnekliği, kapasitesi ve yeteneğidir.

Agile,

  • Değişime hızlı karşılık verebilmeyi
  • Kendi kendisine organize olabilen ve çapraz fonksiyonlu takımlar oluşturabilmeyi
  • Projelerin bir bütün olarak bitmesini beklemek yerine projeleri değer üreten ve test edilebilir parçalar halinde pazara çıkmayı
  • Teslim edilen her proje parçasından kaliteden ödün vermemeyi
  • Müşteri için değer üretmeye odaklanmayı
  • Çalışanların mutluluğunu artırmayı
  • Sürekli gelişen ve tüm bunları bir yaklaşım ve hareket biçimi olarak benimsemiş bir kültür oluşturmayı
  • İletişimin arttırılmasını ve şeffaflığı

temel alan bir yaklaşım biçimidir.

Çeviklik ancak pratikle kazanılabilen bir beceri, yaklaşım ve kültür olarak ifade edilebilir.

Agile yazılım geliştirme, Agile Manifesto’da vurgulanan değer ve prensipleri baz alarak bir dizi metot ve uygulamayı altında toplayan bir şemsiyedir.

Çevik Yazılım Geliştirme Manifestosu:

Süreçler ve araçlardan ziyade bireyler ve etkileşimi

Kapsamlı dokümantasyondan ziyade çalışan yazılımı

Sözleşme pazarlıklarından ziyade müşteri ile işbirliğini

Bir plana bağlı kalmaktan ziyade değişime karşılık vermeyi değerli bulur. 

Agile yaklaşımlar uygulandığında değişime hızlı karşılık verebilmenin yanı sıra, iteratif yaklaşımı nedeniyle risklerin erken görülebilmesi kaliteyi artırır ve pazara çıkış süresini kısaltır. Sonuç olarak projenin üretkenliği artar.

Sadece IT departmanını değil bütünlüklü iş yönetimini de ilgilendiren Agile Felsefesini daha yakından tanımak, kendi işinize uyarlamak, işin liderlerini dinlemek ve onlarla tanışmak için şimdi yepyeni bir konferans var.

İstanbul’da ilk kez bu kadar kapsamlı düzenlenen Agile Days Istanbul 12 Nisan 2018’de gerçekleşiyor.

agenda-of-most-agile-event-800x570

Yukarıda da göreceğiniz gibi IT olmayan kısmı bizim gibi pazarlama ve iletişim konularında çalışanlar için mükemmel bir deneyim sunuyor.

Agile Dönüşümün önemli örneklerini, eğitimden lojistiğe, ürün geliştirmeden pazarlamaya ve liderliğe, pek çok yönetim gerektiren konuları Agile Liderlerden dinleyeceğiz.

Konferans katılımcıları arasında

Dünyanın En iyi 100 Liderlik Konuşmacılarından Birisi Seçilen, Management 3.0’ın Kurucusu Jurgen Apello da Konuşmacılar Arasında.

Son sözü Apello’ya bırakalım:

“Agile dönüşüm, sadece Yazılım Takımlarına Scrum’ı benimsetmekle bitmiyor. Bütün iş yönetimi agile düşünceye ve yaklaşıma sahip olursa ancak kişiler gerçek anlamda agile hale gelebilir ve bu, Agile Yönetim ve İnsan Kaynaklarını da kapsamakla gerçekleştirilebilir.”

Daha detaylı bilgi ve katılım için:

http://agiledaysistanbul.org

6e72ee30904643df4074cc79a11a16fc

 

 

Genel, İş Geliştirme, Kapsayıcı İşletmeler, Sosyal Girişimcilik

Sosyal Girişimcilik Çağı

CBN_1920x800_045_CBN-Social-Entrepreneurship-in-Ontario-1920x800

Teknolojik gelişmelerin neredeyse çılgınlık boyutuna ulaştığı bugünlerde bir yanda da “Yeni Dünya”da şirketlerden sosyal sorunlara çözümler üretmeyi desteklemeleri bekleniyor. 2015 Birleşmiş Milletler Bildirgesi de bunun altını çizip, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmada sektörler arası işbirliğinin gerekliliğine değiniyor.

Dünya Ekonomik Forumu, IMF, Asya Kalkınma Bankası gibi çeşitli kurumlar önümüzdeki dönem için ekonomik büyümenin, hatta politik istikrarın önündeki en büyük risk olarak fakirlik, gelir dağılımındaki artan eşitsizliği belirtiyor. Bununla beraber gelir piramidin en alt %20’lik kesiminde yer alan kişilere yönelik pozitif sosyal etkisi olan iş fikirleriyle fakirlikle savaşta olumlu adımlar atarken bir yandan da ticaretin büyütülülebileceğinin altını çiziyorlar.

Pozitif etki yaratmak, çözüm ve gelişim odaklı iş geliştirme, sosyal faydaya yatırım… Bütün bu hedeflerin çıkış noktası yenilikçi fikirler elbette. O yüzdendir ki Sosyal Girişimcilik son 5 senenin en gözde iş modellerinden. Sosyal Girişimciliği biraz daha detaylı özetleyecek olursak;

Sosyal Girişimci Kimdir?

Sosyal girişimci, sadece bireysel ihtiyaçlarını karşılamak için değil, sosyal bir problemi çözmek ve toplumsal değer yaratmak için girişimcilik yapan kişidir. Sosyal girişimci geliştirdiği iş modeliyle toplumsal bir soruna sürdürülebilir bir çözüm üretir.

Her sosyal girişimci, girişimini büyütebilmek ve daha büyük ölçekli çözümler üretebilmek için para kazanmalıdır. Sosyal girişimci ile girişimciyi ayıran en önemli fark, elde edilen kârın kullanılış biçimidir. Sosyal girişimlerde amaç bu kârı, daha fazla sorunun çözümü için kullanmaktır.

BRM Sosyal Girişimci Programı üniversite öğrencilerinin sosyal girişimcilikle tanışmalarına, bu alanda yetkinlik kazanmalarına ve topluma doğrudan katkı sağlayan bir kariyer alanına başlangıç yapmalarına yardımcı olmayı hedefler. Programa dahil olan öğrenciler ülkemizde bu alanda bugüne kadar düzenlenmiş en kapsamlı programa ücretsiz katılabildikleri gibi, kurumsal işbirlikleri aracılığıyla sosyal girişimcilik alanında kendi projelerini hayata geçirme fırsatı yakalarlar.

Sosyal Girişimcilik Programı Nasıl Doğdu?

İşte bu fikrin ışığında Boğaziçi Üniversitesi Mezunu İş İnsanları Derneği olarak Kasım 2016’da Türkiye’de ilk kez düzenlediğimiz Kapsayıcı İşletmeler Zirvesi’nin ardından yenilikçi fikirlerin peşine düştük. 2016 yılında toplumsal fayda çalışmalarımızın odağına sosyal girişimciliği desteklemeyi almamızla birlikte Türkiye’de sosyal girişimciliği ve gereksinimlerini araştırırken eko sistemdeki UNDP, Ashoka, Koç Üniversitesi Sosyal Etki Forumu, Mikado, Genç Başarı Vakfı gibi 3. sektör aktörleri ve genç sosyal girişimcilerle bir araya geldik. Onlarla olan etkileşimimiz bize eko sistemin ana sorunlarından birinin sosyal girişimciler ve iş dünyasının aynı dili konuşmaması olduğunu gösterdi ve ardından Kapsayıcı İşletme kavramıyla tanıştık.

Türkiye’de Sosyal Girişimciler

Türkiye’den sosyal girişimcileri, dünyanın ilk ve en geniş sosyal girişimci ağı Ashoka’nın bu videosunda tanıyalım. Ashoka, günümüzünacil toplumsal sorunlarına sistematik ve kalıcı çözümler getiren sosyal girişimcileri buluyor, onları maddi – manevi destekleyerek potansiyellerini gerçekleştirmelerini ve çözümlerini yaygınlaştırmalarını sağlıyor.

Ashoka, toplumsal değişimin katalizörleri olan bu bireylere 30 yıldır ev sahipliği yapıyor; bugün 70 ülkeden 3000’i aşkın Ashoka üyesi (Ashoka Fellow) insan hakları, kalkınma, çevre, sağlık, eğitim / gençlik ve vatandaş katılımı gibi çeşitli alanlarda sistematik ve uzun vadeli sosyal değişim yaratıyor.

Ashoka’nın etki analizi ülke düzeyinde sistematik değişim sağlayan Ashoka üyelerinin yüksek oranlarını ortaya koyuyor: Ashoka üyeliğine seçilmelerinin ardından sosyal girişimcilerin %76’sı 5 yıl içinde, %83’ü ise 10 yıl içinde ülkelerinde ulusal düzeyde sistem değiştiren yeniliklere imza atıyor.

Web-Sayfa-Banner-1

BRM’den Sosyal Girişimcilik Programı: SoGiP

Sosyal Girişimcilik Programı (SoGiP), Boğaziçi Üniversitesi Mezunu İş İnsanları Derneği’nin (BRM) İstanbul’da üniversite öğrencileri arasında sosyal girişimcilik kültürünün gelişmesi, yenilikçi ve yaratıcı girişimciliğin yaygınlaşması ve sosyal girişimcilik ekosisteminin güçlenmesine yönelik yürüttüğü bir projedir. 15 Ocak 2017’de başlayan projenin süresi 1 yıldır.

İstanbul Kalkınma Ajansı’nın kar amacı gütmeyen girişimcilik mali destek programı kapsamında olan projenin ortakları Boğaziçi Üniversitesi ve Genç Başarı Eğitim Vakfı’dır.

Üniversite öğrencilerini SoGiP’te şu aşamalar bekliyor:

Sosyal girişimciliği tanıma
Sosyal girişimcilerle tanışma
KOSGEB Girişimcilik Sertifikası
Kendi sosyal girişim projeni geliştirme
Profesyonel çözüm ortaklarıyla çalışmalar
Firmalarla ortaklık fırsatı

Hedefler ve Süreç
Sosyal etki yaratmak, toplumsal değer üretmek üzere yola çıkmak isteyen sosyal girişimci adayları için hedef ve süreçler;

Program İstanbul’da değişik üniversitelerde öğrenim gören en az 600 öğrencinin sosyal girişimcilikle tanıştırmayı, bu alanla ilgilenen en az 200 öğrenciye atölyeler ve etkileşimli eğitimler aracılığıyla sosyal girişimcilik yetkinliği kazandırmayı ve program sonunda her öğrencinin kendi sosyal girişimcilik projesini ortaya çıkartmasını hedefler.

Sosyal Girişimcilik Programı Üniversite Tanıtımları ile başlar. Bu tanıtımlar sonrasında sürece devam etmek isteyen öğrenciler programa kayıt olurlar. Program 4 ana bölümden oluşur:

Sosyal Girişimcilik Programı
KOSGEB Girişimcilik Eğitimi
Proje Atölyesi
Networking

Sosyal Girişimcilik Programı’nı tamamlayan ve kendi özgün projesini ortaya çıkartan öğrenciler projenin son ayında Networking etkinliklerine katılarak projelerini ilgili alanda faliyet gösteren firmalara sunarlar ve işbirliği/ortaklık olanaklarını araştırırlar. Başarılı işbirlikleri proje kapsamında oluşturulacak Sosyal Girişim Fonu’ndan pay almaya ve Koçluk hizmetlerinden faydalanmaya hak kazanır.

SoGiP-Logolar-Web-2

Sosyal Girişimcilik projelerinin daha çok yaygınlaşması dileğimle,

Detaylı bilgiyi için: BRM SoGiP

Genel, İş Geliştirme, Kapsayıcı İşletmeler, Makaleler, Marka İletişimi, Pazarlama

BRM Kapsayıcı İşletmeler Zirvesi 2016 19 Kasım’da

ibs-website-ana-gorsel

Boğaziçi Üniversitesi Mezunu İş İnsanları Derneği sizi Türkiye’nin ilk Kapsayıcı İşletmeler Zirvesi’ne katılmaya çağırıyor.
brm-ibs-logo-comboDünyada hızla gündemin üst sıralarına tırmanan kapsayıcı işletme modeli, gelir piramidinin en altındaki kitlelerin erişebileceği ürün ve hizmetler geliştirmeyi, iş süreçlerini bu bakış açısıyla yeniden tasarlamayı içeriyor.

Şirketlerin iş hedeflerini topluma yarar sağlayacak projelerle gerçekleştirmesi yani ortak değer yaratmak, gitgide ağırlaşan ekonomik koşullarda şirketlerin büyüme hedeflerini gerçekleştirmesi için yeni bir stratejik çözüm yolu olarak görülüyor.

Kapsayıcı İşletme modelinin getirdiği bu yeni vizyonu konunun uzmanı akademisyenlerden, tecrübeli liderlerden ve ilham veren projeleriyle sahadaki uygulayıcılarından dinleyecek, interaktif paneller ve workshoplar ile iş dünyasının bu yeni ve heyecanlı alanına hep birlikte katkıda bulunacağız.

Zirvede bu modeli başarıyla uygulayan Visa Europe, Danone, General Electric, IFC gibi çok uluslu şirketlerin üst düzey yöneticileri, bu alanda çalışmalar yapan Boğaziçi, Koç ve Southampton üniversitelerinden akademisyenler ve toplumsal yarar alanının uzmanları Ashoka ve UNDP gibi STK’lardan konuşmacılar yer alacaklar.

Etkinlik kapsamında düzenlenecek atölye çalışmasında şirketlerin kapsayıcı işletme modelini uygulamasında sosyal girişimcilerin rolü ve birlikte etkin çalışmanın yöntemleri araştırılacak.

Türkiye’de bu iş modelinin bilinirliğini arttırmak ve hızla yaygınlaşmasına ön ayak olmak üzere düzenlediğimiz zirvede katılım sınırlı, kaydınızı hemen yaptırmanızı öneriyoruz.

Genel, Moda, Pazarlama, Tasarım

Bir İtalyan Gibi Giyinin!

 Milano_Moda_Donna_Armani

”Stil ve moda arasındaki fark, kalitedir” – Giorgio Armani

İtalyan stilinin benzersiz kalitesine ilk kez 1970’lerde Life dergisinin sayfaları ve siyah/beyaz TV’lerimizde izlediğimiz İtalyan filmleriyle farkına vardım.

Kalitenin sanki çok sıradan bir durummuş gibi hayatlarının her alanında olmasını hem ilgiyle hem de kıskançlıkla izledim.

Milano Moda Haftasi Defilesi Armani

Babamın İtalya’dan alınan el yapımı ayakkabıları, kravatları, annemin İtalyan kumaşlarından özel dikim elbiselerinin, tasarım çantalarının şıklığı… Hepsinin duruşlarına verdiği etki…

İtalyan Gibi Giyinmek yazılarımda size İtalyan modasının klasiğin klasiği diyebileceğimiz sakin şıklığının zaman içinde, özellikle günümüz gençliğini etkilemek üzere nasıl dönüştüğünü, sanatla nasıl daha da iç içe geçtiğini size örneklerle anlatacağım.

Milano Moda Haftasi Defilesi

Modanın başkenti Milano’dan her 3 ayda bir bütün dünyanın gözü bu tasarımcılarda.

İtalyan modası deyince ilk aklıma gelen tasarımcı elbette Armani.

Milano Moda Haftasi Giorgio Armani Defilesi

70’lerin ortalarında moda dünyasına giren tasarımcı, önceleri erkek koleksiyonu ile başlasa da zaman içinde lüksün imparatoru haline dönüştü. Milano’da başlayan bu imparatorluk, günümüzde, Giorgio Armani Privé, Giorgio Armani, Emporio Armani, EA7 | Emporio Armani, Armani Collezioni, AJ | Armani Jeans, Armani Junior, AX | Armani Exchange markalarının yanı sıra aksesuarlar, ayakkabı, kozmetik, restoran ve ev dekorasyonuna dek uzanıyor.

Milano Moda Haftasi Armani Defilesi

Hatta kendi adını taşıyan bir otel zincirine bile imza atıyor. Milano’da görmeniz gereken ikon yerlerden biri olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim.

armani hotel milano

Eğer ilk kez Milano’yu ziyaret ediyorsanız ve moda/stil tasarımına da meraklıysanız ilk durağınız Armani mağazaları olmalı. İtalyan stilinin imzası buradan başlıyor.

Armani’yi herkes tek kelime ile özetliyor: Modanın İmparatoru

Araştırma, Genel, Makaleler, Pazarlama

Yiyecek Pazarında İnovasyon Tarihten de Geliyor

General Mills (http://www.generalmills.com.tr/Gmi/Default.aspx?country=41) firmasını duymamış olsanız da Häagen-Dazs markalı dondurmasını duymuş olmalısınız. Her önünden geçtiğimde asla yemeden duramadığım bu dondurmanın yaratıcısı General Mills, henüz Türkiye’de ürün çeşidi kısıtlı da olsa global yiyecek pazarının en inovatif firmalarından.

Bu senenin başında pazara yeni 50 ürün sunmaya hazırlanan General Mills, 2014’ün başında da ürünlerinde GDO kullanmayacağını açıklamıştı. Yine GDO’suz ürünler tüketicilerden daha çok rağbet gördükçe, Amerika’nın en büyük perakende firmalarından Target ve fast food zinciri Chipotle de GDO’suz ürünlerini müşterilerine sunarak gıda sektörünün en hızlı büyüyen niş pazarında yerini almaya başladı.

Yiyecekte sağlıklı ürünlere hızla kayışın başlaması, doğaya dönüş, sağlıklı tarım, fitness, sağlıklı yaşam trendlerinin tüketiciyi etki altına alması ile birlikte yiyeceklerin de bu niş pazardan pay almaya çalışması 2010’lu yılların başından itibaren hızlandı. Bu alandaki gelişmeler çok bilindik markaların yanısıra Chobani gibi yeni firmalarla da hızlandı. Chobani’ye (http://www.chobani.com/) ayrı bir makale gerekeceği için şimdilik kısaca bahsediyorum. Ancak bu marka da pazarlama anlamında eski bir fikrin nasıl yenilikçi bir pazara dönüşebileceğinin en iyi örneklerinden…

Yeri gelmişken Jamie Oliver’ın İngiltere’de başlattığı Food Revolution http://www.foodrevolutionday.com/ kampanyasının Amerika’ya sıçramasından da bahsetmeden geçemeyeceğim. Çocukları zararlı yiyeceklerden ilk önce evlerde, sonra da okullarda uzak tutma hareketinin öncüsü de diyebileceğimiz Jamie’nin bütün pazarlama gurularını kıskandıracak da bir iletişim ekibi var. Çok yaşa Jamie!

2000’li yıllarda sağlıksız ve hızlı hazırlanan yiyecekler yüzünden sağlığını kaybedenlerin sayısı dünya çapında arttıkça tüketici de daha çok soru sormaya, yiyeceğinin kaynağını aramaya başladı. Çiftçisini, köylüsünü tanımak üzere sosyal hareketler, programlar bütün ülkeleri sarmaya başladı. Uganda’dan Finlandiya’ya, Hindistan’dan Kenya’ya, Avrupa Birliği’ne varıncaya dek pek çok yenilikçi program daha anaokulu çağındaki çocukların yemekle olan ilişkisini tekrar ele almak üzere ve tamamen sağlıklı yiyeceklerle hayatlarına devam etmeleri için çalışıyor. Detaylar burada: http://www.theguardian.com/sustainable-business/blog/10-innovative-projects-farming-food-producers

Sağlıklı yiyecek geliştirmelerine ait süreç devam ediyor ve büyük firmalar da tüketicinin beklentilerine cevap verebilmek için neredeyse yarış içindeler… Türkiye’de ise tarım arazilerimizi nasıl koruyabileceğiz diye tartışmaları okurken, elimizden kayıp giden gerçek anlamda organik tarım ürünleri ve tohumlarımızı nasıl geri getirebiliriz diye düşünmeden edemiyorum.

Dijital Ajanslar, Dijital Reklam, İnternet, Marka İletişimi, Sosyal Medya

Viral ile Nokta Atışları Hızlanıyor

Önce gözyaşlarımı sileyim.

Sonra da şu güzel viral kampanyayı sizinle paylaşayım:

Samsung Electronics Türkiye, pek çok firmanın engellilere özel verdiği izmetlere kendisine ait “Duyan Eller” Görüntülü Çağrı Merkezi’ni bizlere duyurmak için yine etkileyici bir yol seçti.

Uygulama ile ilgili açıklamayı aşağıda bulabilirsiniz:

732596670642400279

 

İşitme engellilere özel görüntülü çağrı merkezi hizmeti “Samsung Duyan Eller” bu haftadan itibaren işitme engelli vatandaşların hizmetine sunuldu.

Samsung’un tüketicilerin hayat kalitesini artıracak ürünler ve çözümler geliştirmeye verdiği önemin altını çizen Samsung Electronics Türkiye Başkanı Yoonie Joung, “Samsung olarak, teknoloji dünyasındaki inovasyonlarımızla insanlara ve toplumlara fayda sağlamayı hedefliyoruz. Bu hedef, yeniliklerimizi ve hizmetlerimizi toplumun her kesimine ulaştırmayı da kapsıyor. Bu doğrultuda, Samsung Türkiye olarak işitme engelli kullanıcılarımızı da duyabileceğimiz ve onlarla iletişimimizdeki bariyerleri kaldıracak olan görüntülü çağrı merkezimiz ‘Samsung Duyan Eller’i hayata geçiriyoruz. İlerleyen dönemlerde, işitme engelli kullanıcılarımıza farklı alanlarda da hizmet ve destek sunmak için çalışıyor olacağız” dedi.

Samsung Duyan Eller çağrı merkezine www.samsungduyaneller.com adresinden ulaşılabiliyor ve sitedeki kısa tanıtımın ardından işitme engelli vatandaşlarımız Başla diyerek Samsung’un işaret dili bilen çağrı merkezi çalışanlarıyla görüşmeye başlıyor.

Son zamanların en etkileyici viral pazarlama örnekleri arasında yer almaya namzet kampanya dün akşam üstünden bu yana inanılmaz bir etkiyle dijital dünyamızda yerini aldı.

Viral kampanyaların belkemiğini oluşturan özelliklerden “Hikaye anlatımı”, “Tetikleyici Duygular” ve “Deneyim Portrelemesi”nin başarılı bir örneği Samsung Electronics Türkiye’nin Duyan Eller Kampanyası için marka yöneticilerinin yanında bütün kreatif ve planlama ajanslarını kutluyorum.

Merak edenler yurt dışındaki en etkili viral kampanya örneklerini burada bulabilirler:

http://www.branded3.com/blogs/the-top-10-viral-marketing-campaigns-of-all-time/

wanderer-455338_1280
Makaleler, Marka İletişimi

Yolculuklarınız Size de Hep Yenilerini Getirsin

Bir reklam izlersin, bir kez daha, bir kez daha izlemek istersin… İşte yakın zamanda böyle bir reklamla karşılaştım. Benim de neredeyse neferi olduğum bir marka olması sebebiyle belki de daha da etkilendim. Etkili iletişimin içerikle yönetilmesi gereğinin en güçlü örneklerinden biri olan Türk Hava Yolları’nın yolcu programı Miles&Smiles’dan bahsediyorum elbette.

Okumaya Devam Et

asd
İnternet, Makaleler, Marka İletişimi, Sosyal Medya

Seni Sosyal Seveceğim

Sosyal medya meraklıları “Sene olmuş 2012….” tarzı feed’leri, tweet’leri, entry’leri sever. Kendine has dilini, jargonunu, söylem hatta görsel tarzını oluşturan sosyal medya hayatımıza gireli şunun şurasında sadece 5 sene oldu ama her sene hem form hem içerik olarak inanılmaz bir hızda değişiyor.

Peki pazarlamacıların bu hıza yetiştiğini söyleyebiliyor muyuz? Her sene aynı soruyu kendime sorarım ve konuyla ilgili elimden geldiğince dünyadaki markaların yöneticilerinin görüşlerini takip etmeye çalışırım. 2012’de pazarlamanın kurallarının tamamen değişeceği yönünde önemli görüşler var.

Okumaya Devam Et